İçeriğe atla
← Tüm hikayelerTarihi bağlantı

Tarihin Katmanları: Ege ve Karadeniz'in Sütlü Tatlıları

Yemekler

Doğu Akdeniz mutfak kültüründe, çıtır çıtır yufka ile ipeksi sütlü kremanın buluşmasından daha etkileyici pek az şey vardır. Türkiye'de ve Yunanistan'da bu ortak lezzet pek çok farklı biçimde karşımıza çıkar; Laz Böreği, Bougatsa ve Galaktoboureko ise bunların en köklü örnekleri arasındadır. Bu tatlıların kökenine dair zaman zaman ulusal tartışmalar yaşansa da, onları rakip iddialar olarak değil, yüzyıllar süren etkileşimlerden doğmuş ortak bir geleneğin farklı bölgesel ifadeleri olarak görmek en doğrusudur.

Laz Böreği, Türkiye'nin Karadeniz bölgesinden, özellikle Artvin ve Rize'den gelen kendine özgü bir tatlıdır. Onu ötekilerden ayıran en önemli özellik, nişasta ve unla bağlanan muhallebisidir. Ama bu tatlıya asıl imzasını atan, kremanın içindeki karabiberdir. Bu şaşırtıcı baharat şekerle dengelenerek alışılmışın dışında, incelikli ve katmanlı bir tat sunar. İncecik yufka katları arasında saklanan bu denge Laz Böreği'ni eşsiz kılar.

Yunanistan tarafında ise Selanik'in kalbinde kendine özgü bir yer edinmiş Bougatsa öne çıkar. Geleneksel Bougatsa irmikli bir muhallebiyle hazırlanır. Kuzey Yunanistan usulünde genellikle sıcak sunulur ve üzerine yalnızca pudra şekeri ve tarçın serpilir. Bölgenin köklü pastacılık kültürünün bir parçası olan, yufkanın inceliğine ve sütlü kremanın yoğunluğuna odaklanan gerçek bir kahvaltı lezzetidir.

Bu tatlıları birbirine bağlayan tarihsel doku, Doğu Akdeniz'i biçimlendiren yüzyıllık kültürel etkileşimlerden örülüdür. Aynı devletin çatısı altında geçen uzun dönemler boyunca, ince hamur katlarını işleme sanatı da dâhil olmak üzere mutfak teknikleri bölgeler arasında standartlaşarak farklı toplulukların yerel geleneklerine işledi. Özellikle Selanik'teki Bougatsa kültürü, 1923'ten sonra Anadolu'dan gelen nüfus hareketleriyle ilişkilendirilir. Bu aileler ustalıklarını da beraberlerinde getirerek bu tatlıların yerel mutfakta yaşamaya devam etmesini sağladı.

Bu iki sevilen lezzetin yanında önemli bir örnek daha var: Galaktoboureko. Galaktoboureko da Bougatsa gibi irmikli bir muhallebi kullanır, ama onu ayıran asıl fark fırından çıktıktan sonra üzerine dökülen narenciye kokulu şerbettir. Bu son dokunuş tatlıyı yoğun, şerbetli ve aromatik kılar; Bougatsa'nın kuru, çıtır dokusuyla da Laz Böreği'nin karabiberli kendine özgü yapısıyla da keskin bir karşıtlık oluşturur.

Bu üç tatlı, benzer bir temelden yola çıkarak nasıl bambaşka sonuçlara varılabileceğinin güzel bir örneğidir. Nişasta ya da irmik kullanımı kremanın dokusunu tümüyle değiştirirken, tarçınla sunmak ya da şerbetle ıslatmak tatlının karakterini baştan sona farklılaştırır. Bu çeşitlemeler kopya ya da taklit değil; yerel tercihlerle biçimlenen yaşayan bir mutfak geleneğinin kanıtıdır.

Bu tatlıları tatmak, bölgenin tarihini tatmak gibidir. İster Türk usulü Laz Böreği'nin karabiberli inceliğini, ister Selanik Bougatsa'sının sıcaklığını, ister Yunan Galaktoboureko'sunun şerbetli dokusunu sevin, aslında aynı hikâyeyi farklı lehçelerle dinliyorsunuz. Bu tatlılar, mutfağın kültürlerin çatıştığı değil, buluşup kaynaştığı bir yer olduğunu gösterir.

Kaynaklar

  • GalaktobourekoThe article treats galaktoboureko, Laz paponi and Turkish laz böreği as one family spanning Greece and the eastern Black Sea coast of Türkiye, citing Roufs & Roufs, Sweet Treats around the World (ABC-CLIO, 2014, p. 341) and Özhan Öztürk, Karadeniz: ansiklopedik sözlük (2005). Laz böreği differs in using a cornmeal-thickened custard and black pepper; it is common in Rize and Artvin, and "Hopa Laz Böreği" received a geographical indication in 2019.
  • BougatsaSemolina custard filling; the modern version is associated with Serres and Thessaloniki, served hot with icing sugar and/or cinnamon.
  • Μπουγάτσα (Wikipedia, Ελληνικά)States that refugees from Anatolia brought bougatsa to Greece, making it popular above all in Serres and Thessaloniki. Weakly sourced: the article carries a "citation needed" banner from 2015 and rests on a commercial bakery blog, which is why this story says the concentration "is attributed to" that migration rather than asserting it.