İçeriğe atla
← Tüm hikayelerŞaşırtıcı tesadüf

Acı Çözüm: Bal Fermentasyonlarında Yakınsak Evrim

Yemekler

Dünyanın fermente içeceklerine baktığımızda, bal en temel yapı taşlarından biri olarak karşımıza çıkar. Ancak, fermente olmaya bırakılan ham bal ve su çözeltisi, nadiren dengeli bir içecek oluşturur. Müdahale edilmediğinde genellikle baygın, tek boyutlu ve sönük kalır. Etiyopya ve Rusya'daki biracılar, aradaki büyük mesafelere ve farklı ekolojik bölgelere rağmen, bu aynı duyusal engelle bağımsız olarak karşılaştılar. Kendi çözümlerine kültürel bir etkileşimle değil, balın şekerini dengelemek için botanik kimyayı paralel bir şekilde kullanarak ulaştılar.

Etiyopya'nın yaylalarında geleneksel içecek, tabanı yuvarlak, ince boyunlu bir cam şişe olan berele ile sunulan bal şarabı tejdir. Tej'in karakterini, Rhamnus prinoides'in gövde ve yaprakları olan gesho belirler. Bu yerel çalı isteğe bağlı bir koku verici değil, içeceğin yapısını kuran temel bileşendir. Biracılar kurutulmuş gesho'yu fermente olan bal çözeltisine ekleyerek şekeri dengeleyen karmaşık bir acılık kazandırır. Sonuç, şaşırtıcı derecede kuru, belirgin, hafif tanenli ve otsu bir sertliği olan, damağı taze tutan bir içecektir.

Binlerce kilometre kuzeyde, Rusya'nın ormanlarında ve ovalarında medovukha geleneği çarpıcı bir işlev aynası sunar. Burada biracı aynı dengeyi sağlamak için Humulus lupulus'a, yani şerbetçiotu çiçeklerine başvurur. Bu tarif tutarlı bir fermantasyon için kültür mayası da kullanır, ama amaç Etiyopya modelindekiyle aynıdır: tatlılığı dengelemek. Şerbetçiotu kalan şekerin ağırlığını kıran daha temiz, reçinemsi bir acılık verir ve sıvıyı basit bir şuruptan canlı, ferahlatıcı bir içeceğe dönüştürür.

Bu iki içeceğin ortak kodu malzeme listesinde değil, yöntemlerindedir. Tej ile medovukha arasındaki malzeme örtüşmesini hesapladığımızda yüzde 29 gibi bir rakama ulaşıyoruz. Bir 'eşleşme' ilan etmek için yüzde 50 örtüşme arayan sitemizin ölçütüne göre bu çift oldukça geride kalır. Bu rakam bir hata değil, hikâyenin en dikkat çekici yanıdır: iki içecek arasındaki benzerliğin neredeyse tamamen acılaştırma tekniğinde yattığını ve bu tekniğin aynı soruna birbirinden habersiz iki yerde bulunmuş ortak bir çözüm olduğunu gösterir.

Bal fermentasyonları tarihin nadir merakları değildir; arıların bulunduğu hemen her bölgede kendiliğinden ortaya çıkmışlardır. Bal çok yoğun bir şeker içerdiğinden, onu fermente etmeye çalışan her toplum sonunda aynı duvara çarpar: ürün, kolay içilemeyecek kadar tatlıdır. Etiyopya'da doğa Rhamnus prinoides'i sunarken Rusya'nın iklimi Humulus lupulus'a elverişliydi. Hiçbir kültür, acı bir bitkinin kalan şekeri dengeleyebileceğini, bozulmayı önleyebileceğini ve aromaya derinlik katabileceğini anlamak için ötekinden öğrenmek zorunda kalmadı.

Gesho ve şerbetçiotu kendi geleneklerinde aynı işlevi üstlenir: ikisi de fermantasyonun kimyasal düzenleyicisidir. Tej'de gesho, içeceğe özgü 'ısırığı' yaratan ve fermantasyonu temiz tutan yapısal tanenleri sağlar. Medovukha'da ise şerbetçiotu, istenmeyen bakterileri baskılayan ve içeceğe o tanıdık reçinemsi karakteri veren uçucu yağları sağlar. İkisi de aynı amaca hizmet eder: ham, şekerli bir fermenti dengeli ve karmaşık bir içeceğe dönüştürmek.

Bir berele dolusu tej elinize aldığınızda kadim, yüksek rakımlı bir gelenekle bağ kurarsınız; bir bardak medovukha da sizi Slav dünyasının eski bal şarabı geleneğine bağlar. Malzemeler (bal, su ve yerel bitkiler) geldikleri topraklar kadar farklı olsa da üretimin mantığı birbirinin yankısıdır. Burada insan kültüründe yakınsak evrimin açık bir örneğini görüyoruz: balın ezici tatlılığı gibi biyolojik bir sorun, birbirinden uzak iki gelenekte yerel bitki örtüsüne bakılarak ve aynı acı cevap bulunarak çözülüyor.